1 Ekim 2016 Cumartesi

DOĞRUDUR



DOĞRUDUR; KÜLLERİMDEN DOĞUŞUM


Hüzünlü şiirler yazdığım doğru, her bir dizesinden kan damlayan satırlarda yaşattığım hecelerim, kitaplar dolusu yalnızlığım doğrudur, anası ağlayan mutsuz bir çocuk büyüttüğüm yüreğimde, doğrudur pencere önlerinde güneşi gözleyen çiçekleri suladığım.

Günyüzü görmemiş salkım saçak ağaç köklerinde beslediğim doğrudur umutları, her bir hayalin kırılışından topladığım bir çok kırık dalım olduğu da. Bitmez sandığım kederlerden ördüğüm kumral saçlarımın da kısalığı, doğrudur. Her kandığım yalandan sonra kesildi her bir teli. Adını unutup tadını bildiğim acılardan biriktirdim uçlarını, uzadıkça kesiyorum, doğrudur.

Doğrudur bunaldığım, denizi başka mavi, martısı çığlık çığlığa, çekip gidesimin geldiği uzak ufuklara. Doğrudur var ile yok arası duruşum, yüzünde Ayşe’yi gördüğüm çocuğun Fatma olduğunu çok sonradan anlayışım, kalemi ararken silgiyi buluşum, silgiyle yazıyı yazışım doğrudur, gittiğim her yolun sonunda başa dönüşüm, aklımın da yüreğimden sökülüp, yitip gideceğini buradan anlayışım. Doğrudur ara sıra dalıp gitmelerim, gelmeyeceğini bildiğim kimseyi artık beklemeyişim doğrudur, tükenişim, bitişim…

Gülmelerim de olur ara sıra, gözümün bebeğini sakınışım gülüşümden, doğrudur. Olup bitene, yitip gidene, yalana, dolana, masumiyetsiz saflığa. Artık kimseye kanmayışım doğrudur. İnanmayışım her dost gülüşe, yağmurdan sonra çıkan gökkuşağına, karanlıkların aydınlanacağına, yeniden doğacağına bir günün, doğrudur umutsuzluğum.

Yine de: bir küçük su damlası, gecenin içinde parlayıp kayamayan yıldız, sabahın içinde duyduğum bir kuş sesiyle aydınlanır her günüm. Adını söyleyemediğim bir çok fidan yeşerir, büyür içimde. Tükenen her şeyle birlikte tükenmeyen bir ben’ i taşır yüreğim. Uzun saçlarını tarar, geçer aynaya, süslenir. Bazen de bir şarkı mırıldanır içinden. Neşeli, gülümseyen, coşturan şarkılar. Hercai mor menekşelerim vardır, kokusuz, renksiz ama diri. Yürüyüşlerim vardır uzun uzadıya, her adımında kendimi unuttuğum, kaldırım taşlarına adımı yazdığım, mısralarla, şiirle, aşkla yeniden başladığım bitişlerim vardır, usanmadan, bıkmadan yenilediğim, hayallerim.

Doğrudur, içimde kahkahası tükenmeyen bir çocuk beslediğim. Ellisinden sonra büyümeyeceği doğrudur. Varsın büyümesin, serpilmesin, umudu konuştursun, hayali yaşasın, uzamasın, kısalmasın, yaşlanmasın, var olsun. Kimse bilmesin, görmesin, kirlenmesin, kirletmesin, kanmasın, kandırmasın, gülüşü ve direnişi hiç bitmesin.

Doğrudur saçlarımı kısalttığım, böyle yakıştırdığım, her bir telinin kesilişinden sonra akıllanışım.

Bir öyleyim bir böyle, doğrudur istikrarsız duygulanışım. 

Ateş olup yanışım doğrudur, küllerimden yeşermesi bir fidanın.

Hepsi doğru, bir ben yanlışmışım, yanılmışlığım, yaşamışlığım doğrudur hiç yaşamamamışlığımdan türettiğim şiirleyişim…

Doğrudur, dört yanlıştan bir doğru çıkarışım.

Doğrudur bir ferkul’ dan  aydınlanmışlığım… Geceden sabaha uyanışım, gülmüşlüğüm, ağlamışlığım, yazmışlığım.Yaşamamışlığım…


Doğrudur, küllerimden doğuşum…
.
 

ferkul

29.09.2016
21:32

Hiç yorum yok: