17 Nisan 2012 Salı

BENİM SEVDAMIN RENGİ; KIRMIZI

Benim sevdamın rengi kırmızı

Dünyanın her yerinde acının dili ortaktır… Doğusu, batısı, güneyi, kuzeyi… Bütün acıların dili, bir de çocuk gülümseyişi… Bütün çocukların gülüşü, bir de gözlerinin bakışı aynıdır… O yüzden  dünya çocukları kardeştir denir, öyledir de sahiden… Büyüdükçe gülüşü değişir, acıyışı, kanayışı farklılaşır, sevgisi başkalaşır, büyüdükçe kirlenir çocuk masumiyeti…

Bir kadının gözyaşı dünyanın her yerinde aynıdır, yaşlı bir adamın hüznü... Batan güneşi izlerken, bütün akşamüstleri insanların düşüncesi aynıdır, aynı gökyüzü, farklı şeyler söyletmez şaire… Belki bir yıldız kayarken düşündüğümüz bütün kelimeler, sustuklarımız, konuştuklarımızdan fazla, aynıdır sessizliğimiz… Konuşmadan anlatabildiklerimiz… Çünkü en çok susarken anlatılır, acı…

Dünyanın bütün acıları kardeştir aslında… Bütün acılar, sevgiden gelir… Sevgisizliktir insanın en çok damarını kanatan… Veya sevginin türü… Dünyanın her yerinde sever insanlar birini… Mesela şu an Çin’de bir genç gözyaşı döküyordur, ela gözlü, çekik gözlü bir dilber için… Afrika’ da başka bir kadın yeterince hak ettiği sevgiyi göremedim diye dökerken gözyaşını; İran’da bir başkası karşılıksız sevgisine ıslatıyordur, yanaklarını… İstanbul’da simit satan bir kadınla, Adana’da pamuk tarlasındaki terlemiş alnını mendile silen kadının, son model lüks arabasında kırmızı ışıkta bekleyen bir kadının hüznü de aynıdır, sevgisizliği de…

Dünyanın her yerinde hüznün yüzü de aynıdır, acınınki gibi gibi, ortaktır hüzünler… Sevginin bir rengi vardır aslında, hepimiz için ayrı renklerdedir sevdanın rengi… Bir başka renktir her insanın istediği sevgi şekli, belki biraz pembe ister birimiz, belki diğeri kan kırmızı bir sevda, kimisine de gri… Kimisine yeter azıcık bir renk, kimisi de boyamak ister bütün gökyüzünü, kendi rengiyle… Kimimize de birazcık sevgi, yeter… Her bir insanın başka bir sevmek anlayışı vardır, bir başkadır sevdanın rengi… Rengimiz değiştikçe, farklı renge büründükçe sevdalarımız, kavgalarımız, yetemez oldukça tuvalimiz; acının rengine dönüşür, pembeler, kırmızılar… Acının rengi de ortaktır; siyaha boyanır bütün renkler, acıya dönüşünce sevdalar… İstenilen bir şekle bürünsün isteriz, istediğimiz renkte boyamak isteriz resmimizi… Halbuki herkesin sevdasının rengi kendine hastır, daha fazlası olmak, başkalaşmak zor gelir, sevdikçe daha az gelişi bundandır sevdaların… Yetinemeyişimiz bundandır belki, bundandır sevdaların kanaması…

Ne para, ne pul… Dünyanın bütün her yerinde acının rengi sevgiden değişir, aynileşir… Sevda dediğin, sevgi dediğin, acıtır, kanatır, yaralar… Aslında acımayan, kanamayan bir sevgi yoktur, çünkü istediğimiz renkte değildir sevdalarımız…

Dünyanın her yerinde acının dili ortaktır ve dünyanın her yerinde sevgilinin dili aynıdır… Sevginin rengi başka olsa da, hüznün yüzü, aynıdır…

Başka şekillerde severiz, bambaşka şeylere güleriz, her birimizin başkadır sevmeleri, sevilmeleri… Ama aynıdır, kırılmışlığımız, kırgınlığımız, küskünlüğümüz, çocuk gülüşlerimiz…

Dünyanın her yerinde rengi aynıdır gözyaşının, Dili ortaktır, acının…

Benim sevdamın rengi de, dili de ortak: kırmızı….


ferkul
15nisan2012
20:37



Hiç yorum yok: