
Hiç Özlemedim Seni... Seni özlemek, ateşin suyu özlemesi
gibi, kuzunun kurdu, vahanın çölü düşlemesi gibi... Bir meleğin şeytanı
kucaklamak istemesi gibi seni özlemek...Yunusun bile bile kıyıya vurması gibi
kendini... Yusuf, Züleyha ' yı özler mi?.. İbrahim, Nemrutu özler mi?... Özlemedim,
hiç özlemedim ben seni...
Hiç Özlemedim Seni... Nerede başlayıp neden bitemediyse bu, her
neydiyse, adını koymak nasıl yaşamak kadar güç_se; her nasıl bir savaşsa kaybettiğim, boşunaymış
direnişim... En baştan belliymiş; zafer vazgeçmekteymiş, direnmektense, sonunu
görmekteymiş başından... Kaybolmadan, kaybetmeden ruhları, azıcık bir özlem
bırakabilmekteymiş, tadında bırakmakmış yoksa hiç zaten tuzu... Ama bütün savaşlarda her zaman kaybeden de kazanan
da kaybeder aslında... Birlikte başarabildiğimiz tek şey; kaybetmekmiş aslında... Gerçek hazine, kendine
saygı duymakmış, başkasından beklemektense...
Benim Kaderimdiysen de sen; yazıldıysan da sayfama,
kazındıysa da adın alnıma; Özlemedim Hiç Seni... Sonum olacaksa bitişi küfrün,
zulmün, hakaretin, haksızlığın, betere de vardıracaksa sonumu bu nefretim; son
nefesim olacaksa da bende tükenişin, Hiç Özlemedim Seni...
Özlemedim Hiç Seni... Hani umutları kaybettiren afetleri
nasıl özlemezsen, hani bir depremde nasıl yıkılırsa evler, bacalar, sokaklar,
duvarlar, öyle bir sallandık birlikte, devrilmesek de, yıkılmasa da bedenimiz; çökerttik
bir çok şeyi... Kendi depremini özler mi insan?... Hiç özlemedim ben seni...
Hiç özlemedim seni...Sen benim hiçbir mucize yaşamamışlığımsın...
Hiç bir gülümseyişim, hiç bir gözyaşımda saklayamadığım, biriktirip biriktirip
içimde ezilmişliğimi, atamadığımsın....Hiç özlemedim seni.... Nasıl bütün
hayallerin suya düşerse bir an, yıllara, günlere, gecelere, hatta bütün
zamanlara saklandıysa kırık yüreğim; nasıl tükenişi yaşatabilirse bir küçük
ademoğlu, başarabilirse bütün bir yaşamı tüketmeyi, öyle işte... Öylesine bir
özlememek bu, özletmedin ki kendini!.. Hiç Özlemedim Seni....
Bazen bir yalandan
sonra, bazen bir tek bakış, tek bir gözünün ucuyla kaybettirdiyse safiyeti,
masumiyeti ve nasıl başladıysa bu savaş, ilk günkü gibi hala.... Özlemedim hiç
özlemedim seni...
Gidişinle aydınlığa erişti karanlıklar, açıldı salkım saçak,
söğüt dalları gibi yeşillendi toprak, bahar geldi mevsime, kış bitti... Sahi
kar yağarken gelmiştin sen ansızın düşlerime, kar yağıyor diye mutluydum o gün,
kar ömrüme yağıyormuş, donduracakmış buza kesmiş ellerimi, artık ısınmayı
unutacakmış parmaklarım, bilemedim... Üşümeyi özler mi hiç insan?.. Hiç
Özlemedim Ben Seni... Yıllara sığdırdım üşümeleri, günlere, gecelere hapsettim
kendimden kaçırdığım gözlerimi... Titredi yüreğim badem dalında bir serçe kuşu
gibi, çok kez özledim kalabalıkları, yalnızdım hep iki kişiyken bile ben... Özletmedin
ki kendi...Hiç Özlemedim Ben Seni...
Hiç Özlemedim Ben Seni... Hiç bir çocuk gülüşünde bulmadım
ki seni... Hiç bir kelimende bir güneş açtırmadın ki yüreğime... Hiç bir ben_ i
sığdıramadın ki yüreğine, taşıyamadın ki hiç ellerimi... Hiç İstemedin Ki Sen Benim
Özlememi... Hiç özlemedim ben seni....
Hiç bir bahar yaşamamışlığımsın, hiç bir denizinde
boğulmamışlığım, hiç bir gökkuşağında rengimi bulamamışlığımsın... Kaderim
Değil, Kadersizliğim Olamamışlığımsın...Yalnızlığım, dönüp dolaşıp aynı yola
dönüşüm, yıllarımsın boşa geçmiş, arkama baktığımda gördüğüm bir çok gözyaşım, pişmanlığım,
parçalanmış şiirim,darmadağın mısramsın...
Şimdi var git, kime özlettirirsen özlet kendini...
Hiç Özlemedim Ben Seni!....
ferkul
7 mayıs 2010
01:07


2 yorum:
ben özlemiştimsatırlarını arkadaşım hoşgeldin...nanekokusu
"Hiç bir bahar yaşamamışlığımsın, hiç bir denizinde boğulmamışlığım, hiç bir gökkuşağında rengimi bulamamışlığımsın... Kaderim Değil, Kadersizliğim Olamamışlığımsın...Yalnızlığım, dönüp dolaşıp aynı yola dönüşüm, yıllarımsın boşa geçmiş, arkama baktığımda gördüğüm bir çok gözyaşım, pişmanlığım, parçalanmış şiirim,darmadağın mısramsın...
Şimdi var git, kime özlettirirsen özlet kendini...
Hiç Özlemedim Ben Seni!...."
belli ki şiir özlemiş sizi, sesinizi...
oysa, insan da, biraz özler insanı:
bir şiir kadar değilse de özler...
kalem kadar... kâğıt kadar özler:
insan insanı...
belki bir kalemden daha tükenmezce...
belki bir kâğıttan daha ikiyüzlüce: ama özler!
Yorum Gönder