7 Mart 2010 Pazar

kadınlar günü; KADINIM



Kadınım,

Yüreğim yumuşak bir ipek, beyaz pamuk gibi, çiçek
kadar saf  ve temiz… Ne sandığınız kadar  masumum,
ne de düşünemediğiniz kadar güçlü…Yakama yapışınca
kederler, olumsuzluklar geldikçe peşim sıra, daha bir
bileğilenir  sadece, yaşama tutunma umudum... Sizler
gibideğilim, bencilliği nefessizlik bilirim…  Kaçmasını ,
saklanmasını, yok_ muşçasına yaşamasını, bilirim…
Saklanmak  yok  olmaktır,   kendini hiçe saymaktır,
umursamamam… Benden başka  çok  ben   vardır
çünkü,  içimde yaşattığım… Yıllar geçer,  yaşlanırım,
çoğalır yüzümde  çocuklarım, dostlarım,  akrabalıklarım,
kırgınlıklarım, yaşamamışlıklarım… Büyüdükçe küçülür,
ufalırım… Küçüldükçe  yüreğim büyür,  göremezsiniz…
Sizin  gördüğünüz  yerde  değil gözlerim, benim gibi
bakamazsınız… Yalnızlığım   büyüdükçe   ben ,
                                                           çoğalırım…


Kadınım,

Yağmur yağar,  oluklardan akar sular… Damla damla
iner gökyüzünden sokağa… Islanırım… İçeride ıslanırım…
Kim ıslanmış bu yağmurlarda benim kadar?... Bilmezsiniz...
Bilemezsiniz nasıldır yağmurun  ıslağı,  nasıl  işler içine
gök gürültüsü  sağnak  halinde düşüncelerin?.. Her  fırtınada
korkar, her yağmurda ıslanırım.. Ellerimi açarım gökyüzüne,
kar taneleri kucaklar parmaklarımı, sarılırım,  bir dosta hasret
kalmışcasına… Korkaklığımı vurmam yüzüme kendi kendimin...
Direnirim… Dağ gibi, taş gibi durabilirim yalan yüzlerin karşısında,
sanırsınız ki cesaret kesilmiş her bir damla kan, vücudumda...
Düşen her kar tanesinde muştulanırım… Herkes kadar sevinir,
hepinizden çok, üzülürüm.. Bir küçük çocuk bakışı, bir ağaçtan 
düşen yaprak, dökülen mevsimler, biten günün ardından batan
güneş yeter, gözyaşıma, şaşırırsınız.... Birden  nasıl bir titreme 
düşer gözbebeklerime,görmezsiniz…  Üşürüm, çok 
                                                                      üşürüm


Kadınım,

Yaz güneşi kavururken  ortalığı ,   sizin başınıza güneş
geçer, hastalanır, usanırsınız  güneşten… Üşümekten
yorgun düşmüş  yüzümü uzatırım güneşe, veririm kendimi..
İnadına ısınırım, sıcağa dayanabilir yalnızlığım… Gök yüzüne
bakarım, kocaman kuşlar haber getirir umutlarımdan,  el
sallar,  gülerim… Yıldızlar geçer  geceden,  usulca kayar
birisi  beni umursamadan,  yalvarırırım, bir tanesi görsün
diye  yalnızlığımı… Seslenirim… Ne zaman ki  yaz biter,
sonbahar yaprakları düşer ortalığa kıyamet gibi… Terlerim…
Bir hüzün konar göçer kuşlar gibi, çöreklenir  başıma,
düşünür, düşünür…
                                Üzülürüm….


Kadınım,

An gelir, söylenirim, deli gibi… Konuşurum,  konuşurum…
Konuştukça susturduğumu sanırım içimdeki kalabalığı…
Sorunlar değildir   beni konuşturan,  kalbinizde kaybolmuş
şefkati uyandırmak, sevgisizliği parçalamaktır amacım,
yalnızlığımın kanayışı gibi  kan damlar sözlerimden,
hepsi kırmızı akar kanımın, sizin gibi… Görmezsiniz,
kangren olur yalnızlığım…. Durduramazsınız…
Anlamazsınız ben konuştukça... Haykırırım,
duymazsınız…
                        Düşünürüm…...

Kadınım,

Kırıldı mı onurum,  çirkinleşirim… Çirkin bir kadın
bakamaz  aynalara… Yüceltmek için  beni,  el açıp
da dilenemem… Saklanırım... Kendimden kaçışımdır,
yine   kendime,  saklanışım…  Boyumdan   büyüktür
sevdam, kendime yakalanışım… Yaşanmaz hiç bir sevda
benim yaşadığım kadar derinden... İçimde saklarım kadınlığımı,
garipliğimi, kalabalığımı...İstemedikçe ben, Siz  görüp de
bulamazsınız  beni... Duymasanız  da  varım…
Görmeseniz de buradayım … Boşuna  arayışınız…

Kadınım,

Yaşamaktan saydığım,  bildiğim her şey dizelenir ,
önüme kurşunlar gibi... İlk okul öğrencileri  gibi
sıra sıra, art  arda, tekdüze… Her biri  ağırdır,
kaldıramam sanırım… Çığlığa dönüştürür kederlerimi
umarsızlığınız… Yine de,  yıkılmam.Tek parmağım yeter
kaldırmaya  düşlerimi… Doğurganım,  bilirsiniz,  biri
kurudukça öteki tazelenir,  fidanlar gibi  yeşerir  içimde
hayallerim…
                       Çoğalırım…

Kadınım,

Herkes  kadar insanım,  hepinizden çok ağlarım …
Toprağı sular,  yeşertir gözyaşlarım..Göremezsiniz….
Yine  de   haykırın,  dağlardan, tepelerden,  yankılanır
gelir  bana  fısıltınız, duyarım sesinizi … Görürüm
yalnızlığınızı,  bir  dal verin , ağaç olurum… Yüzünüzde
göz  olurum…Sakınırım  bir dakikamı bile ben, den.
Saatlerim,  günlerim,  titizliğim,  hassasiyetim hep size’ dir…
Unuturum   kendimi…. Siz,  olurum…
Kıymet bilmezsiniz ..
                          Üzülürüm….

Kadınım,
            kimseye   benzemez
                                      yoksulluğum…

ferkul


14Haziran 2007

1 yorum:

Cnd dedi ki...

Kutlu olsun... KadınlarGününüz!

Ve gecenizse: Şiirimsi!