10 Şubat 2010 Çarşamba

BANA; SÖZ VERDİM !




BANA,  SÖZ VERDİM

Bu hafta kendime bir söz, verdim... Her gün için bir yazı... Geri alır mıyım, almaz mıyım bilemem, bu konuda kesin bir cümle kurmak, söylemek zor... Hadi bir başkasına söz verseydiniz, sözünüzü erteleyebilir, hatta tutmayabilirdiniz de, insan kendine verdiği sözü tutmalı, diyorum... En büyük başarı, kendi içindeki savaşında kazandığın zaferdir çünkü...

Kendime verdiğim ilk söz, bu değildi tabii... Daha çocukluk yıllarında büyüyünce kendi başıma ayakta kalabileceğim bir mesleğim olsun, kendime yeteyim, dedim, eh işte olabildiğince bir küçük meslek sahibiyim şimdi... Tabii ki ülkemiz şartlarında hayalimdeki meslek değil ama, en azından bir kısmını tutturdum...

Hemen hemen yolun yarısını çoktan geçinceye kadar her elime kalem alışımda karaladığım şiirimsi bir kaç cümlenin bir araya getirildiği, yazma arzumun sonuna kadar gidişi de kendime verdiğim sözlerden biridir... Elbette ki bir blog yazarı olmaktan öteye geçmese de hala sözümün yolunda ilerlediğimin farkındayım... Eğer nefes alıp vermem duruncaya kadar, şu hayatın son nefesini verinceye kadar bir nebze de olsa gerçekleştirebilirsem, hemen hemen yazdığım her yazıyla adım adım sözümü tuttuğumu söyleyebilirim, tabii daha ötesi gelecek... Ötesi neresi, derseniz, bilmiyorum; belki bir kitap, çünkü yazma aşkı kendini blog yazarak oyalamakla yetinen bir aşk değil...

Ve insan gibi insan olabilmek, doğruluk yolunda yürürken bazen saf, bazen neredeyse aptal yerine koysa da insanlar,  hayatımın içinde yalan, barındırmamak... Bu sözümü de tuttuğumu sanıyorum, elimden geldiğince... Hak etmeseler de insanlar, her sözüyle, davranışıyla yanlışı ve yalanı yaşatsalar da, bir adım attım, on adım geriden gelenlere... Atabildim, her adımla kendimden çok şey versem de, kaybetsem de, bakışımın gülümseyişini, samimiyetini... Tebessümle karşıladım her şeyi, veren de o, alan da o misali... Bence bu, en önemli sözlerden biriydi; tutulması gereken...

Şimdi; bir sözüm daha var ve hatta bir çok sözüm, yaşam denilen yolda dimdik yürümek;ne kadar çetrefilli olsa da yollar, direnebilmek... Olabildiğince sağlam basmak ayaklarını yere... Olabildiğince güçlü,olabildiğince emin adımlarla yürümek...

Sanırım kaç yaşında olursan ol, her insanın hala söylenecek, kendine karşı tutulacak bir sözü, olmalı... Tıpkı hayaller gibi, belki de bu hayallerle özdeş benliğimiz için, bizim için, belki yaşama heyecanını devam ettirebilmek için gerekli... Henüz bitmedi, daha ne çok söz verdim, ne çok unuttum, ne çoklarını en ufak olaylı bir anla, hatırladım, ve kim bilir daha ne çok söz vereceğim kendime...

Şimdi, düşünme sırası sizde, hangi sözünü dinlediniz kalbinizin, hangi yaşanmışlıklarınız, kendinize verdiğiniz sözle özdeşleşti?..

Unuttuğunuz sözleri hatırlatmak dileğiyle...

ferkul

10şubat2010


Hiç yorum yok: