28 Mayıs 2009 Perşembe

depresyonik



Deli gibi yazmak istiyorum bugünlerde...Deli gibi klavyede dolaşssın parmaklarım... Deliler gibi satırbaşlarında haykırayım... Deli gibi dileneyim harfleri, güzel olsun, çok güzel bir yazıyı paylaşayım, kendimi değil de, kendimden sonrasını anlatayım, gülümsesin insanlar okudukça... Umudu konuşturdukça dans etsin parmaklarım, dans ettikçe çoşsun ve yeniden başlasın yazmaya, yazıyla çoğlamaya... Yazmakla yaşamaya başlasın yüreğim...

Depresyondayım... Deliliğin adı depresyon olmuş yeni çağda, deliliğin , yenilmişliğin, başedemeyeşin, baş kaldıramayışın adını depresyon koymuşlar... İçindeyim tam içinde, git gide de verilen ilaçlarla derine iniyorum, dipe çöküyor umudum... Sokakları dar ediyor yalnızlığım... Aynada gördüğüm yüz, ben değilim sanki, yenilenmiyor, yenilenmek istemiyor, anlamsızlığın içinde bir anlam arıyor benliğim, bir ışık belki de, aydınlanacak, aydınlatacak, günü ve geceyi kaplayacak...



Bu gün yine verimsiz bir gündü... Vermeden, almadan, öylesine günlerden biri... Oturdum, kaç defa çay demledim hatırlamıyorum, çay, sigara ve birazcık balkon keyfi... Hüzünlü müzikler çalıyordu radyoda... Benim yerime onlar haykırsın istedim, bağırttım son sesiyle çınlattı apartmanı şarkıcılar...

Sonra esti aklıma, titrek ellerimle yürüdüm çarşıda... Bazan sakladım, bazan salıverdim, görmedi insanlar içimdeki depremi... Saatlerce süren bir terlik alma kararsızlığı, sonrasında bir giysi, alsam mı almasam mı, bütün mağazayı altüst etti çaresizliğim, kararsızlığım,ki bu da depresyondanmış; Yine de isyan etmedi satıcılar... Sanırım benden akılılar, onlar delirmemiş.Depresyon nedir bilmiyorlar belki de, ondan mıdır bu güçlü gözlerle sabırla konuşabilmeleri?... Özendim, imrendim beni hatırlattılar,eski ben de böyle sabırlıydı,dedim kendime... Almadan çıkarken hiçbir şey demediler, gülümsediler...



Yürüyordum, sokakta yürüyordum, insanları inceledim... Yüzleri ışık saçmıyordu, giydikleri saklamıyordu yaşamadıklarını... Sahte bir resim vardı ifadelerinde, gülümselerinde çalıntı bir sessizlik, durgunluk... Acele yetişeceklerdi, nereye olduğunu bilseler bu gidişin, koştururlar mıydı, bu kadar hızlı yürürler miydi, dururlar mıydı ansızın, düşünselerdi?...

Depresyondayım... Bu depresyon başkasına çevirdi beni... Zaten hassas yüreğim bir dal başına asılı kaldı mendil gibi... Bütün mevsimler boyunca orada kalacak, ve hatta bu mevsim mayısı yaşatmayacak bana... Mayısın sevinci hala gelmedi sona geldiği halde günleri... Mayısı göremedim henüz... Bahar bensiz başladı bu yıl... Bensiz bahar, çiçeksiz bahar gibi, tadı yok, tuzu yok; hayatın anlamı yok.... Çünkü ferkul depresyonda...

Ne kolaymış zayıf olmak, zayıflamak, güçsüzleşmek, direnmemek, dimdik ayaküstü dikilmemek, sadece seyretmek ve görmemek için gözbebeklerini siyaha boyamak...
Zor, nasıl yaşanırdı, unuttum... Nasıl ulaşırdı geceler gündüze?... Güneş nasıl yakardı içini insanın? Dostlar nasıl bakardı gözlerime, unuttum... Sahi, gerçekten var mıydılar? Şimdi, ben bu kadar çokkken neredeler?...

Derpesyondayım... Ve geceyi yaşıyorum gündüzlerde bile... İlaç dedikleri şey nasıl kapatır umutsuzluğumu, mucize bir serinlik mi verecek ilerleyen yaz sıcaklarında, içime su mu serpecek, beni iyileştirecek mi?

Delirdim, deliyi oynuyorum, etrafımda yaşayan akıllı görünümlü deliler arasından bir yol arıyorum...Labirentte kayboldum, başım dönüyor, kendimi bulamıyorum...

Gülümsemek, rol yapmak ne zor, içindeyken yaşamın; dışarda kalmak ne zor... Ne zor kalabalıklar içinde sesini duyurmak, haykırmak, geri dönmek ne zor!...

Ne zor şu hayat be!...

ferkul
20mayıs2009

0 yorum: