17 Mart 2008 Pazartesi

konuşan türkiye


‘Cumhuriyet; halkın kendi kendisini yönetmesidir.’
Bir yönetim biçimidir. Böyle dedik, böyle öğrettik yıllarca, böyle zannettik. Halk kendini yönetecek insanı seçme özgürlüğüne sahiptir. Cumhuriyet özgürlük, düşünceni söyleyebilmektir, susmamak, susturulmamaktır sanıyorduk. Hala da öyle öğretiyoruz minicik, şekillenmemiş beyinlere, düşüncelerinizi ifade edebileni eleştirse de, düşüncesini beğenmesek de, takdirle karşılıyoruz ki, ileride cesur olsun,kendini anlatsın, konuşsun, susmasın, susturulmasın...

Çok şeyler öğrendiklerimizi yalanladı yaşadığımız hayatta.Her olay öğretilenlerin yanlış aktarıldığını, tamamen beyaz, lekesiz, kötülükleri barındırmayan bir dünya için hazırlanıldığımızı farkettirdi... Gerçek hayat başka halbuki.İyimser bir dünyada, özgür bir ülkede yaşamıyoruz, yaşayamıyoruz gerçekten...Size bir örnek vereyim kendimden; çocuklarıma kavgacı olmasınlar diye yıllarca kavganın ne kadar kötü bir şey olduğunu, sorunları konuşarak halledebileceklerini anlatmaya çalıştım, böyle büyüdüler, kendi içlerinde iki kardeş ne kadar boğuşsalar da dışarıdaki insanlara karşı gayet demokratik, centilmence davrandılar...Ne oldu dersiniz?... Sokak acımasız, çocuklar da büyüklerinden gördüklerini birbirlerine uyguluyorlar. Ve şimdi, benim iyimser bir yürekle kavgacı olmamayı öğrettiğim çocuklarım sokakta kendileri gibi olmayan çocuklardan dayak yiyip geliyorlar, veya köşe bucak saklanarak kendilerini korumaya çalışıyorlar... Şimdi, kavga etmemeyi öğütlediğim çocuklarıma karate kursu aldırtmayı düşünür oldum, korkak olmasınlar, kaçmasınlar, saklanmasınlar sokaktan, kavga edebilsenler, diye...

Halkın büyük bir çoğunluğunun seçtiği bir partinin kapatılması istemiyle karşı karşıyayız şimdilerde... Çok fazla uygulamalarını tasvip etmediğim halde, bu haksızlık yüreğimi acıtıyor... Evet, haksızlık, başka bir kelime bulamıyorum, bu parti ileri gelenlerine yapılan bir haksızlık değil aslında, en çok seçmene yapılan bir saygısızlık,haksızlık... Senin seçtiğin kişiyi beğenmiyorum, hatta yasak koyuyorum, sen kendini yönetecek kişiyi seçmekten acizsin... Hatta sen öyle seçtiysen, ben böyle indiririm, gibi bir şey... Çirkin, yakıştıramıyorum...

Haberlerde ve medyada okuyorum, izliyorum ki, daha çok yaptıklarından çok konuştukları ve söyledikleri için cezalandırılmak isteniyor ileri gelenler...
Susmadıkları, düşüncelerini söyledikleri ve bir takım insanlar tarafından bu düşünceler ve söylenilenler beğenilmediği için... Bir çocuğa bile düşüncesini söylediği için ceza verilmemesi gerekirken, yasama hakkı olan kişilerin, tartışma, orta yolu bulma, eleştirme hakkı olan insanların susturulması ne acı!..

Parti kapatmakla milletin ve devletin geleceğinin düşeceği durum da ayrı konu... Tamamen ülkeyi bile bile felakete, gerilere götürmek gibi bir şey, bu kadar çok susturmak istediği 71 kişi için konuşulması, düşüncesini bu kadar açık dile getirerek suçlayabilen bir takım insanların da konuşabilmesi de düşündürücü...
Bir tarafta halkın kendisini temsili için seçtiği konuştuğu için cezalandırılmak istenenler, bir tarafta sadece kendi düşüncesine ters konuşuyor diye konuşan hatta suçlayanlar...

Nereye gidiyoruz?..

Susayım mı?.. Çok mu konuştum?..


16 mart 2008

Hiç yorum yok: