15 Aralık 2007 Cumartesi

NEYE YARADI ŞİİR



Öğrendim;
Seviyorum, demeyeceksin, şımarırlar...
Değerin kaçtığın kadar çoğalır.
Öğrendim;
Kuş olsan uçtuğunu göstermeyeceksin, kanadını koparırlar…
Uçmayı bileceksin ama, uçmayacaksın, vururlar…
Öğrendim;
Karaya siyahtır demeyeceksin, sustururlar…
Karaya aktır da deme, suçlarlar...En iyisi renkleri bilme...
Öğrendim;
Her şey yerinde güzel, yerinde ağır…
Değiştirmeyeceksin, kaldırırlar…
Öğrendim;
Su kadar berrak olmayacaksın, kuruturlar…
Öğrendim;
Şiiri yazacaksın, yaşamayacaksın, unuturlar…

Samimi olalım, o kadar sahtekarız ki içimizde, dışımızda, her yere ve herkese karşı, dürüstlüğü unuttuk… Yarım insan gibiyiz, bir tarafı kırık… Bir başkasının hayatını yaşıyor içimizdeki en derin yerlerde kalmış, öteki kişiyi oynayan ruhumuz… Geçen gün bir kitapta okuduğum bir yazıda artık duyguların okunmadığını, haberlerin, siyasetin, hatta magazinin, daha çok insanlar tarafından kabul gördüğünü yazıyordu, şaşırdım önce… Düşündüm sonra; Ne kadar doğru, ne kadar uzaklaştık, şiirimsi duyguları ne kadar küstürdük aynalardan, ne kadar şefkati uzaklaştırdık ki, bu hale geldik hepimiz… Ne oldu bize?..

Soğudu insanlar, ısınan yerküreye rağmen, unuttu duygularını… Ne zaman bir dilenciye gerçekten acıyıp birkaç kuruş uzattık, yalancı biri olduğunu düşünmeden, her şeye rağmen, iyi niyetimizi harcayarak riske attık ?... Ne zaman küçük bir çocuğun gözlerindeki yaşlarla yüreğimizi ıslattık?... Ne zaman gerçekten sevdik ölürcesine, sevdiğin için verircesine, ne zaman verdik kendimizi hiç almadan?... Almayı düşünmediğiz sevgilerimiz de vardı eskiden… Sevdiğini gözlerinde parlayan ışıkta bulurdun, aynada kendinden başkasını görür gibi severdin, yüreğini parçalarcasına verirdin, kendini feda edercesine sevgiler vardı, duygular vardı demir katılmamış, sıcacık… Özverili sevilirdi, söylemeden de bilinirdi, bilirdik… Bu kelimeleri de sildik lügatimizden, o kadar yabancı ki şimdi bildiğimiz kelimeler sevgiye?... Ne oldu bize?...

Komşunun aç kedisi düşünülürdü, kendi doymayan karınlarımıza rağmen… Kimse burnu uzundu, halısı şöyleydi, koltuğu ne renkti, özel hayatı böyleydi diye merak etmeden, açık aramadan hatır sayardı, hatrına saygı duyulurdu, eksisiyle fazlasıyla… Benimsenirdi, olduğu gibi kabul edilirdi insanlar, ne olursa, kim olursa olsun kapıları sonuna kadar açık bırakırdık ki, isteyen girsin…. Kapalı kapılar ardına mı saklandı duygularımız, hangi sert kaya parçaladı acımasızca, hangi rüzgarın etkisiyle savruldu yüreklerimiz?... Yoktu eskiden çıkarcı ilişkiler, daha fazlasını istemezdi insanlar, yetinmeyi bilirdik, bildirirdik… Eskiden yüzünde gizlediği hiçbir başka göz yoktu insanların… Bütün gözler sevgiye ışık olurdu, renk olurdu, yaşam katardı, her geçen güne ümit verirdi… Samimiyetimizden çaldığımız gibi, hayalleri de kaybettik yalan gerçekler peşinde koşarken… Su katılmamış ümitleri de yitirdik, zamana, insana yenik düştü sevgiler…

Bir şeyler eksik, bir şeyler fazla artık, her geçen günün akşamında saklandığımız kabuğumuzda farkına varmadan bitirdiğimiz bir şeyler var… Ne yapmalı, ne etmeli bilmiyorum ama, duyguları göz ardı etmenin, inancına sahip olmamanın verdiği bir samimiyetsizlik, insana yakışmıyorluk yaşıyoruz her gün… Bulaşıcı bir şey bu, zamanla çoğalan, artan, bir kangren misali yayılan bir duygusuzluk akımı içinde geçekleri yaşatmıyoruz kendimize, sevdiklerimize fırsat vermiyoruz, sevgiye ayrılan zamana heba olmuş an gibi bakıyoruz sanki… Bu da yaşamı kesin bir yalnızlığa itilen insanlara dönüşmemizi sağlıyor gibi…Yalnız insanlar kalabalığı dolduruyor dünyayı, ağırlaştırıyor, ağır bir dünya yoruyor nefeslerimizi, boğuluyoruz!... Soyutlanmış, harcanmış, paylaşılmamış yalnız yaşamlar, neye yarar? Neye yarar aynada sadece kendini görmek?...

Ne oldu duygulara? Nereye gittiler, nereye sakladık bir daha çıkarmamacasına, hangi sandıkları bekliyor kullanılmamış çeyizler, bir sonraki nesle kalsa neye yarar?... Biriktirilmiş, solmuş bir eski kumaşın , yıpratılmış bir yaşamın hükmü var mıdır?... Neye yarar duygusuz bir yaşam?... Neye yarar şiirleştirilmemiş sözler, şiiri yansıtmayan davranışlar, neye yarar şiiri yaşamayan insan?...


ferkul

15 aralık 2007
02.00

2 yorum:

:) dedi ki...

Neye yarar,neye yarar,çok güzeldi ferkul...ferkuuuuuuuuuul yazıların beni bende aldı kardeşiiiiim ya.Allah'a emanet ol

ferkul dedi ki...

bu yazıyı, ben bile unutmuşum...

)))

eski yazılarımı da böylesine takip eden bir okuyucu kazandım, ne kadar zenginim ben bugün...

teşekkürederim