13 Kasım 2007 Salı

BİLSEYDİN



Uzak yollara yürüdün hep, uzak dağlarda uzak ufuklar seçtin kendine, uzak mutluluklar hedefledin, uzak yollarda yürümek istedin her zaman… Uzak gözlerde yaşadın kendini, uzak umutlarda kaybettin hayallerini. Uzaklarda yitirilmiş bir küçük insandın, bulunmayı bekleyen, seni bekleyen, senden başkası olmayan bir uzak yar, bir uzak dost bakıştı görebildiğin… Mesafeler dolusu kilometrelerde var olduğunu bildiğin ama, çok uzaktan baktığın…

Başlayıp da bitiremediğin, bir türlü sonunu getiremediğin bir iş oldu sana hayat… Öylesine yaşamaklarda, öylesine koşturmaklarda, öylesine susmalarda geçiverdi günlerin… Uzak dağlardan, gök kızılı akşamlardan, aydınlık sabahlardan kesmedin umudunu… Kendinden başlayıp kendinde biten bir hikayede bulamadın düşlerini… Hiç bir şiirden arta kalan bir mısrayı bir kıtaya dönüştüremeden, yarım kaldı şiirin. Yarım kalmışlığı ad edindin yüreğine, yarım bir şiirsin şimdi, cümleleri uzaklarda arayan… Bilseydin, bir gün uzakların hiç yakın olmayacağını, şiirini tamamlardın belki… Bilseydin var olmanın kendin olmak olduğunu, unuturdun uzakları… Bilseydin…

Dağ gibi, çınar gibi, yıkılmayacak, yıpranmayacak bir dev sessiz dünya yarattın kendine… Güneş senden yana, hiç sönmeyecek ışıklar senden yana da olsa, konuşturmadın içindeki iki kişiyi… Sen her zaman iki kişiyi yaşadın zaten, tek kişi olamadın hiç… Kavgalarında bile, kendi içinde yaşattığın kavgalarda bile kendine, dürüst olamadın. Başkalarına dürüst olsan ne çıkar? İlk dürüst olacağın kişi sen’sin, bunu bilseydin, kendi içinde çözerdin düğümleri… Kendi umutsuzluğunu kendi yaratır insan, umudunu da kendi yaşatabilir, bilseydin…

Bilseydin kaybetmeden kazanmayı, harcar mıydın gülümseyen dost bakışları… Üzülür müydün, üzer miydin? Sevmez miydin bütün dost bakışları, senden bilmez miydin seni can bilenleri, uzaklarda aramak yerine, yanı başında açan bahar gülünün kokusunu duymaz mıydın ta içinde, derinliklerinde? Bilseydin dağ çiçeklerinden çok, kendi içinde beslediğin kırmızı güller var edecek seni, uzak ufuklar değil… Güller açtırmaz mıydın nefesinle dünyaya, gülümsemez miydin ben buradayım diye, konuşturmaz mıydın içindeki çocuğu ?.. Bilseydin…

Git demek, her zaman kal, demektir, bilseydin, gider miydin ?...Git, der miydin canından bildiğine?.. Gider miydi bilseydi kal demek olduğunu?... Uzak yollar, uzak ufuklar seçer miydin, yakınları var etmenin gücünün sende bittiğini, sende başladığını bütün güzelliklerin, bilseydin şikayet eder miydin her kararan akşamı sabaha ?... Bilseydin …

Uzak yollar yitirdi seni, uzak dağlarda bitti yolculuğun. Çıkamadın, tırmanamadın, savaşamadın yollarla, tükettin umudunu arayışlarla. Bilseydin yürür müydün, yolların sonunun yine sende bittiğini, kavganın sende barışa dönüştüğünü, siyahın sende beyaz olduğunu, bilseydin her şeyin sende başladığını, başka bir bende düşlerin kaybolduğunu, her düşün bir kabusu olduğunu, bilseydin, ufka diker miydin gözlerini?...

Bilseydin, bilmenin yaşamdan saydığın her renk olduğunu, uzakları sever miydin?


ferkul

01.11.2007

Hiç yorum yok: