16 Nisan 2007 Pazartesi

YAĞMURU TUTAMAZSIN

YAĞMURU TUTAMAZSIN

Yıllarımı verdim suskunluğa…Günler, baharlar, kışlar ve yazlarca, sesimde kayboldu suskunluğum…Bakışı uzak, hasreti köylerde kalmış bir kentte yaşar gibiyim, toprağa hasret, yeşile kanmış…Uzatsam ellerimi dokunacağım sanki maviliklere, toprağın kokusunu memleket kokusu gibi duyacağım neredeyse.Hiç bir zaman kokusuna hasret duyacağım bir köyüm olmadı halbuki.En büyük hasretimi yaşadığım evim ve ailem hariç…

Yeniden doğmuş gibiyim,kalabalıklardan sıyrılıp kendimi daha yeni bulmuş, kaybolmuşluktan kurtulmuş bir sevinç var gözlerimde parıltısı gün ışığına çıkmış…Umutlar tükendi demişken tam, bir şeylerin varsızlığını umarsızlığa kaptırmışken, nefes alan kelimeler, virgüller varmış henüz noktasını bulmamış… Sevinci kursağında kalmamış cümleler, hüznü taşısa da heybesinde; şiirler kalmış, yazacağım… Yapacağım daha çok işim varmış benim.Umudum da varmış da, sanki bugün için saklanmış en kuytu köşelere.

Hayatı zorlamaktan yana olmadım hiç bir zaman.. .Sen neredeysen hayat oraya götürür seni. Yakalayıp tutabileceğin bir mevsimi bulamazsın…Kar istediği zaman yağar , yağmuru tutamazsın…İstemezmiş gibi yapsan da kaçamayacağın tek çıkmaz köşedir kader…

Kaçamadım, kaçmak da istemedim zaten hiç…Seyretmek kaçmaktan kolay geldi belki…Kendinden kaçışı kadar insanı yaşamaktan soğutan başka bir şey var mıdır?Sorgulamadan yaşamı ,kendini sorgulamak gerekmiş aslında.

Ne oldu bilmiyorum,bir vesile bir blogla açıldı zihnim,birden bire ışığa büründü kalemim.Kimseler okumasavda kendi kendime methiyeler düzenlesem de yaşadıkça yazacağım artık.Yazdıkça yaşamayı daha bir kucaklayacağımdan eminim…Kendimi bulmaarayışım,kelimeleri konuşturur gibi,sesimi duyuracak suskunluğuma...
En çok istediğim sevdiğim şeyi yapmasını başarmak, yazmak..Gerçek ben, buradayım!


İştetam burada!..Benim yazdığım sizin okuduğunuz yerde yüzüm,gözlerim,benliğim.
Evet,yazmalı veyaşamalıyım artık..38yaşında,yeniden keşfedebildiğim bir yaşam
var parmaklarımın ucunda…Harflerin arkasına gizlenmeyi bıraktığım anda yeni doğmuş bebekler gibi ağlamayı,çığlığı salıvereceğim,ortalığa düşsede çıplaklığım…


Hüznümden ve yazdıklarımdan utanmayacağım.Saklanmayacağım artık…Ne derseniz deyin okudukça ,umrumda değil yazdıkça yaşayabildiğimi hissetmenin sevinci var ya.. Gözlerinizi görmüyorum nasılsa…Öğrendim artık , sahiden nasıl bakarsan öyle görürsün,baktığınız gibi değilim,bunu ben biliyorum ya..Kendimi burada buldum ya….Artık bitti ya suskunluğa esaretim…


Bir inatçı keçiyedöndüm son yıllarda.İnadım suskunluğumaymış farkında olmadan, isyanım sesimi duyuramamaktaymış…En çok istediğim şeyleri yapabilmenin heyecanını ve gururunu yaşadım..Hep isterdim bir bisiklete binmek
bisikletin üzerinde dosdoğru,dimdik durabilmek.Denemedim değil,çok denedim,
başaramamıştım…İlk önce onu başardım.Sonra bütün korkaklığıma rağmen
arabakullanmayı.Bağırta bağırta müziği son sesiyle açarak istediğimi yapabilmenin,
dışarıda gülümseyen bir havanın varlığını, yağmurun insanı ıslattığını öğrendim. Karın bütün soğukluğuna rağmen sevimliliğini keşfettim…Kendimi yendim, diyordum artık, yapabileceğim bir şey kalmadı hayatta.Antalya’da , denizle kardeş günleri yaşamak hariç.

Henüz ölmeyeceğim demek ki , insan yaşadıkça umut tükenmiyor, harflerin, kelimelerin arasında buldum nefesimi, sesimi…Buldum ve yeniden yitirmeyeceğim…Yağmuru tuttum, bırakmayacağım.

Herkesin tutunacağı bir yağmur,dokunacağı bir umut vardır.
Geç değil hiç bir şey için, henüz yaşayabiliyorsanız tutunacak
bir yağmurda ıslanın, dilerim… ESİR OLMAYIN SUSKUNLUĞA…


ISLANMAK YAŞAMAKTIR
TUTUNUN YAĞMURA
EN VEFALI YAR
GÖZYAŞLARINIZDIR
2.NİSAN.2007
02.49

ferkul