20 Nisan 2007 Cuma

DİZİLERDE KAYBOLAN KADINLAR

DİZİLERDE KAYBOLAN KADINLAR

Bir haftayı buldu sanırım yazı yazamadım.İstemediğimden değil,vakit bulamadım ki!..Dizilerden...Sılası, bin bir gecesi,Avrupa yakası,geniş zamanları,iki ailesi derken, bir de baktım ki günler geçivermiş.Dikkat ettim de , en çok izleyicisi kadınlar, bu dizilerin…Dizi furyasında kendini bulan kadınlar…Yapışıp ekrana, dünyadan soyutlanan kadınlar…Yaşayamadıklarını dizilerde yaşayıp, üzülen,sevinen, kendini parçalayan kadınlar…

Nedir eksik olan yaşamımızda, bulduğumuz nedir, iki kısa, uydurma hikayede..?Bir yerlerde umudu kesilen , tükenmiş olduğunu sandığımız, bir çok duygunun masallarda var olması gibi, ekran önünde karşımıza çıkıvermesi mi?Olumsuzlukları da yaşayanların var olduğunun ispatı mı dizilerde yaşanılan hüzünlerde döktüğümüz gözyaşları?Umutsuzlukların içinde birden bir mucize gibi,beyaz atlı prens gibi kahramanın (ki çoğunlukla o da bayandır) karşısına çıkıveren harika sevgililer mi?... Gerçek hayattan bağımsız, gerçekten olamayacak kadar mükemmel aşklar mı bizi alıp başka dünyalara götüren..Yoksa unutuvermek mi ,onların dertlerini dert edinerek kendi yaşamımızın solgun ümitsizliğini?Yok saymak mı gerçekliği?

Ne kadar yok saysan, gerçekler çıkıverir karşına bir gün, yüzüne kapanan kapılar gibi…Kaçmaktan çok yüzleşmekle yenebilirsin savaşında hasmını.Ne Aliye’sin, kendi kabuğunu kırıp, dünyasını yeniden kuran, ne Şehrazat’sın tek başına kalabilmek için direnebilen…Her insan kendi başına bir filmdir, yaşamının yolunu çizip boyayan.Hikayesinde en başrolü kapan.Bütün dizilerden bağımsız, masallara kanmadan,olumsuzlukların karşısında dimdik durarak, kazanabiliriz ..Kaçmaktan, yok saymaktan çok işe yarayacak en iyi yol, budur aslında.Belki Aliye kadar harika bir fırsat çıkmaz karşınıza, birden bire yeteneğiniz keşfedilip, zengin olamazsınız.Belki bir Onur çıkmaz sizi bu dünyadan bambaşka bir dünyaya götürmek için ısrarla sevgisini sunan.Dimdik ayakta durabilmek yeter size, kazanmaya, savaşmaya, azim etmek yeter, yeniden görmeye başlamanıza. Kendini bulmaya…

Bir dünya var dışarıda gerçekten sevginin olduğu.Sevenin yalansız gülümsediği, art niyetsiz verdiği, almadan zengince savurduğu, şefkat ve umutlar , var, var sahiden! Henüz tükenmedi yaşam.Siz nefes aldıkça tükenmeyecek, varsaydıkça çoğalacak umutlar yaşıyor hala.Farkında değil misiniz?Siz yok saydıkça kendinizi, gücünü kaybediyor sadece. Yağdıkça bereket veren yağmurlara benzer sevgi..Hissettikçe çoğalır..Umutla beslenir.Dizilerde yaşanmayacak kadar büyük sevgileri yaşıyorsunuz belki de.Kaybolmayı seçmeden, görmezlikten gelmeden günleri ve anları, yaşadığınız anda, bunu göreceksiniz.

Yaşamı yeniden keşfedin, henüz geç kalınmamışken…Henüz varken, yok saymayın
kendinizi.Yalan dizilerde kaybolmayın.Kendini bulmak varken…Zor olanı seçmek olsa da bu, değer her şeye .En azından nefes aldım, alıyorum, demek için savaşmayı seçin .Kuşanın gülümseyen umut silahlarını…Kaybolan olmaktansa, kendini bulan, mutsuz kadınlar olun.VAR OLUN DA!...Ben de varım demek kadar güzel bir şey var mıdır gülümseyen bir dünya için?…
SİZ DE VARSINIZ,
BEN BİLİYORUM.

SİZ DAHA İYİ BİLİYORSUNUZ.


ferkul

19.nisan2007… 23.21

Hiç yorum yok: