28 Nisan 2007 Cumartesi

Bana Da Yazdırdınız Ya Siyaseti

CUMHURBAŞKANIN EŞİNİN BAŞ ÖRTÜSÜ

Cumhurbaşkanlığı seçimleri gündemde son günlerde.Siyasetten hiç anlamayan bir duygu insanı olarak beni bile etkileyen söylemler dönüyor ortalıkta.Abdullah Gül’ü de tanımam, ne yapmış ne etmiş, hiç bilmem.O kadar siyasete yabancı biriyim, ama ,konuşulanlar,söylemlerin tek ana noktası eşinin konumu olması, beni rahatsız etti.Konumdan çok, konuşulan bir bayanın seçtiği giyim tarzı,hatta başında kullandığı örtü!İnsanların yediği içtiği,evi, duyguları kadar seçtiği giyim tarzını konuşmak da özeldir, düşüncesindeyim.Ayıptır,bu görgü kuralından çok kişiliğinizi gösteren bir eleştiri tarzıdır, bunu konuşan kişi saygıdan ve insanca düşünmekten uzaktır, bana göre…

Uzun yıllardır siyasetle özleştirilen bu örtü konusuna değinmek istedim bana yakışmasa da siyasetle özleştirilen bir konuyu yazmak…Duygularımı inciten, aşağılanmış ,dışlanmış hissini fazlasıyla boğazımda tıkanmış bir yumruk gibi yaşatan ,beni ve ülkemizde yaşayan bir çok “kadın”ı rahatsız ediyorsa bu durum, yıllardır kabuk bağladıysa bu yara,ve hala da kanıyorsa,, yazmalıyım dedim.Siyaset kimin olursa olsun, bende annemin örtüsü , seccadesi kadar özelse konuşulan konu ,kutsaldır,mübarektir, benimdir...Bu, inancı üzerinde taşıyan,yüreğinde hisseden, eşarp veya yeni takılmış ismiyle türban kullanan veya kullanmayan herkesin onurudur bence. Bu onurun yıkılmasına kimse seyirci kalmamalı.Bir insanın cumhurbaşkanlığına engel olan tek suçu,eşinin başına taktığı örtüyse, bu insanlık sorunudur.Siyasete alet olmaması gereken tek konu, bahane olmayacak kadar özeldir çünkü.Gerçek siyasetçi, insanların özeliyle dalga geçmeyecek kadar saygılı olmalı.Gerçek muhalefet, kişinin kıyafetinden çok fikirlerini konuşan dır.Sıradan bir insan olarak,halktan biri olarak,bu konuşulanları ayıp, buluyorum..

İnançlarına bağlı olan, gerçekten kendini yaradanına yakın hisseden herkes ;özde, sever yaradılanı, yaradan dan ötürü.Yunus Emre’nin dediği gibi.İnsanları sevmek,
hoşgörü,olduğu gibi kabul etmek duyguları doğuştan değildir, zamanla kazanırız onları.Yaşadıklarımızdan çok ne yaşamak istediğimiz önemli de olsa,çevremizde yaşayan on binlerce insanı yok sayamayız.Kazanılmış bir hakkı eşinin başörtülü olması konumuyla bahane ederek ,halkın duygularına ,öz benliğine saygısızlık ettiğini bilerek hala üzerinde siyaset yapmak, siyasetin içinde bulundurmak tır asıl yanlış olan…Asıl yanlış kendi evi gibi, devletin bir evi olan cumhurbaşkanlığı konutuna yarısından çoğu Müslüman olan bir halktan gelen cumhurbaşkanının davet ettiği,konuta aldığı bayanları,örtülü veya değil diye sınıflandırarak içeri almamasıdır.

Ülkemizde her yerde konuşulan konudur kadın hakları…Her önüne gelen kadınların ezildiği,yok sayıldığı ,yaşam standartları içinde dışlandığı,evliliğinde
dövüldüğü,sömürüldüğünü konuşur televizyonlar radyolar,internet…Kadın hakları savunucuları o kadar çok ki,yıllardır bu konu üzerinden reyting alan insanlar,Türkiye’de bir yerlere gelebilen insanlarla dolu.Örtüsünü ,kıyafetinde seçim tarzını özgürce
seçemeyen,seçtiği için dışlanan,hor görülen, aşağılanan kadınların hakkı yok mu?Nerede bu kadın hakları örgütleri?Şimdi niçin sesleri kesildi?Çoğunluğu bu ezici aşağılanmayı yaşayan kadınların olduğu bu saçma siyasi konuda niçin hakların olduğunu haykırmıyor kadın hakları savunucuları?Devleti temsil eden bir köşkte , duygu dolu,inanç dolu insanların yaşaması niçin rahatsız etsin herkesi? Bu düşünceyi anlayamıyorum.

Bir dolmuşa biniyoruz, bir topluluk içinde bulunan insanların içinde kimisi tepeden tırnağa kapalı, kimisi açık, kimisi sade başörtülü, kimi inancından örtünüyor, kimi geleneğinden, kimi inanmadığı kıyafet tarzını seçmiş,kimdi de ortalarda bir yerde.Hepimiz dostca, kardeşçe,birlikte soluyabiliyoruz bu havayı.Bu ülkeyi, güzelim yaşamı paylaşabiliyorsak,bir otobüsün içinde saygıyla, inançla güvenle ,nefes alıp veriyorsak,niçin köşkte yaşayanlar da halkın içinden gelen,halktan biri olmasın?Neden siyasetin içinde bir adamın eşinin taktığı bir tek örtü konuşulsun?

Bu ülkede herkese yer var.Örtülüsüyle, açığıyla, inancı olan ve olmayanla halk bir nefes olabiliyorsa, bir arada yaşıyorsa, halkın seçtiği temsilciler de yaşayabilir.Seçilmişliğinizi unutmayın, halkı yok saymayın, diyorum…

Kimse başındaki örtüyle öcü,olamaz.ASIL KORKULMASI GEREKEN İÇİNİZDEKİ KÖTÜ ÇOCUĞUN SESİ…O kötü çocuğu susturun ki taşlamasın yüreklerimizdeki pencereleri, kırmasın...PENCERESİZ KALMAYALIM…Herkese yetecek bir Türkiyemiz var,parçalamazsanız eğer pencereleri ….

KIYAFETİ KARIŞTIRMAYIN
SİYASETİNİZ SİZİN OLSUN...
İNSANLIK HEPİMİZİN


ferkul
27.04.2007

Hiç yorum yok: