30 Mart 2007 Cuma

Ne kadar gülümsersen...

Gülümse… Hayatın kıyısında kalmış olsan da…Yapabildiğin en güç şey
olsa da gülümse… Başarmak için henüz gec değil…Geç kalmışlıktan çok
başaramamak yıkar insanı.. Yolun sonunda bir tek ışık olsan da gülümse
hayata….

Gercekler her zaman acıtır, kanatır yüreğimizi..Ne kadar acıtsa da, yana yakıla
feryat figan haykırmakla ne kazandık , yıllarca aynadaki yüzümüze isyandan
başka…Kime duyurabildik sesimizi? Hangi mucize var kıldı sanki hayalleri?

Bakmasını bilmeyen gözlere ışık sunmak neye yarar? Aydınlığa karanlık
bakmak kadar ; var olan yanı başındaki güneşi fark etmemek değil midir
umudu yok saymak? Güneşi kendin görmeden başkalarını ısıtmak da neydi?
Kendini kandırmaktan başka.Hangi bencil yürek öğretti suya kanarken doymuşluğu?

Herkesi kandırabilirsiniz ama , içindeki patlayan volkanı susturabilmeyi , hangi

gözüpek fatih başardı şimdiye dek?Siz başarabilir miydiniz? Neye yarar kandırılmışlık,
yüreğimizdeki yenilginin kararmış görüntüsünden sonra?Hangi uzak yağmurlar aldı
gülümsemelerimizi?...Hangi sellere verdiysek, kime yaradı gecmişi yarına taşımanın
hüznü?
Neye yaradı umutsuzluğa kanat çırpmak?

Şimdi, hala var_ken nefes almayı başarabiliyorken ,gülümse dışarıda çiçek açmış
bahara….Gülümse ki görsün seni de bahar, yüzünde badem çiçekleri açarken..
Yeniden başlamak için , kendin için bir bak güneşe… Sen ne kadar yakınsan
O kadar yakındır sana gökyüzü…Ne kadar gülümsersen o kadar güzelsin çünkü…

ferkul

27.03.2007

1 yorum:

Recep Hilmi Tufan dedi ki...

Bloguma bıraktığınız yorum sâyesinde buldum blogunuzu. Afyon yazıyor profilinizde, ben de Afyonluyum...