31 Mart 2007 Cumartesi

AYNADAKİ GERCEK "BEN"

AYNADAKİ GERCEK “BEN “



İnsanların başkalarını tanımak uğruna bütün bir ömrü harcadığına şahit

oldum hep. Kardeşini tanımaya çalışır, dostunu anlamaya,çocuğunu ayrıştır_

maya…Görmek istediği kalıba sokmak için elinden geleni değil neredeyse ,

kolundan fazlasını koparıp verecek kadar fedakarmış görünür , kendisinden

verdiğini sanır hep insan… Sevdiğimiz için yaptığımızı söyleriz , sevgidendir

bütün çekilen cefalar… Sitemler , ahde vefalar… Verilen sözler, emekler,


başkası içinmiş gibi yaşamaklar…


Halbuki hepsi içimizdeki “ben” in dışarıya yansıttığımız yalancı yüzü..

Kim sahiden sevdiğini söyleyebilir ?Hangi dürüst insan beceremediği


için mücadele etmeyi, kaçamadığını itiraf edebilir ki? En zor kaçış

kendimizden saklanmaktır belki de. Başaramadığımız şeyler için

kılıf uydurmada da yoktur üzerimize.


En büyük yalan kendimize söylediğimizdir aslında… Kendinden bile

saklanmak kadar sahtekarlık var mıdır?Korkaklığın bu türlüsü çekilmez


kılar yaşantımızı…Bilmeyiz, bilmekten geliriz yaşamı zorlaştıranın ,

anlamsızlaştıranın ken dimizden başkası olmadığını…Başkalarına

söylemediğimiz yalanlar ayna gibi yansıyan gözlerimizde belirginleşir.

Sadece kendinin görebildiği yüzüdür insanın aynası…O ayna ki gercek

dostun, gercekten sevenin , yaşamayı bilmeyenin şiirimsi sözleridir.

Kendimiz için doğru sandıklarımızı gizleyebildiğimiz tek sığınağımız…

Ne kadar saklanacaksın.. Daha ne kadar kaçabileceksin kendinden?

En çok verdiğini sandığın zaman ne zaman anlayacaksın hiç almadığını..


Kimse de bilmese ne fark eder ? En büyük yalancı sensin! En acemi

sahtekar sen. Hırsızlığın kendi evinden çaldığın eşyalara benziyor…

Kala kaldın elindeki Eşyalarla, açıkta kaldı hüznün…Bütün

çıplaklıklarıyla yalanların yaşamının her saniyesinde aynalara

yansımış gözlerinde.. Daha ne kadar saklanacaksın gülümseyen

kelimelerin arkasına.Hangi kelime daha çok sevdirecek, hangi

cümle değiştirebilecek hayatını , hangi kelime unutturacak kendine


söylediğin yalanları?...


Artık burada durmak lazım.Bir yerde noktalanmalı dürüstüğün en

gerceğinin “ kendine karşı olduğunu anlamak” olduğunu farketmek için yo_

Lun sonunda bile olsa, gercekten gülümsemek için, bir iyilik yapmak

Lazım yorgun yüremize ilk kez de olsa.. Silkinip arınmış, yıkanmış,


tertemiz bir yüz görmek için aynada … Belki bir tokat gerek kendine

gelip ayıl_ mak için…


İnsanın kendine vereceği en güzel hediye işte bu…YALANI

BAŞKALARINA , DOĞRUYU YUREĞİNE SAKLAMASI..


Kaçamayacağımız tek yer yureğimizdir.

YÜREĞİNİZİN DOSTLUĞUNU KENDİNİZDEN ESİRGEMEYİN.


Aynadaki kendinizden saklanmayacağınız bir ömür diliyorum…



08.03.2007
saat:23.23


ferkul

1 yorum:

AbRaXaS dedi ki...

Söylediklerinize katılmamak elde değil, bazı insanlar bu yazıyı okudukları zaman 'Biliyoruz, çok duyduk böyle şeyleri!!!' diyebilirler ama gerçekten tokat gibi bir yazı yazmışsınız, insanı kendine getiriyor.Eminim ki düşünen ve hayatı sorgulayan birisiniz.O yüzden hep böyle kalın.İnsanların sizin gibilere ihtiyaçları var.

Sevgiler.